Atletizm.org

KOŞULAR’ Kategorisi için Arşiv

3. Uluslararası Mersin Maratonu 3 Aralık’ta koşulacak

23 Kasım 2017 Yazan admin

Mersin dünya vitrinine çıkıyor!
3 Aralık’ta düzenlenecek 3. Uluslararası Mersin Maratonu, bu yıl IAAF Bronz Kategori standartlarını sağlayarak, dünyanın önde gelen maratonları arasına girecek. Maraton, ‘Hoşgörü, Barış ve Kardeşlik’ temasıyla koşulacak

Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından, üçüncüsü düzenlenecek Uluslararası Mersin Maratonu, bu yıl dünya vitrinine çıkacak. 3 Aralık’ta “Hoşgörü, Barış ve Kardeşlik” temasıyla koşulacak maraton, IAAF Bronz Kategori kriterlerini sağlayarak Uluslararası Atletizm Birliği (IAAF) standartlarına yükselecek. Gazete Habertürk’ten Murat Ağca’nın haberine göre maratonun İstanbul’daki tanıtım toplantısında konuşan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, iki yıldır düzenlenen organizasyonun şimdiden Avrupa’nın beş yıldızlı maratonları arasına girdiğini belirterek, “Bu yıl ise ‘Hoşgörü, Barış ve Kardeşlik’ temasını belirledik. Farklı millet, din, dil ve medeniyetlere mensup olsalar da aynı insani gayeler etrafında bir araya gelecek on binler, dünyanın en çok ihtiyaç duyduğu duruşu Mersin’de sergileyecek” diye konuştu.

ÖDÜL İKİ KATINA YÜKSELDİ
Maratona katılımın her geçen yıl katlanarak arttığına dikkat çeken Başkan Kocamaz, “Bu yıl hedeflerinin halk koşusu dahil 50 bin kişiyi hedefliyoruz. Ayrıca geçtiğimiz sene düzenlenen yarışta kategorilerde dağıtılan ödül olan 155 bin 550 TL’lik para ödülünü bu yıl iki katına çıkarıyoruz’’ ifadelerini kullandı. Mersin’de 15 ve 42 km ile 5 km’lik halk koşusu, çocuk maratonu ve özel sporcu olmak üzere 5 ayrı kategoride yarışlar düzenlenecek. Maratonun tanıtım toplantısına Atletizm Federasyonu Başkanı Fatih Çintimar da katıldı.

Dopingli sporcular hakkında Atletizm Federasyonu’ndan radikal karar

23 Kasım 2017 Yazan admin

Federasyon Başkanı Fatih Çintimar tarafından yapılan açıklamaya göre, bundan sonra doping yapan sporcu dönüş prosedürünü tamamlasa da milli takıma alınmayacak.

Türkiye Atletizm Federasyonu (TAF) Başkanı Fatih Çintimar, bundan sonra dopinge bulaşan sporcular ve sporcusu dopingli çıkan antrenörlerin, dönüş prosedürlerini tamamlasa da milli takım kadrosuna alınmayacağını söyledi.

Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği’nin (IAAF) cezalı atletler listesinde adı geçen üç milli sporcu Elvan Abeylegesse, Gamze Bulut ve Songül Konak’a ilişkin medyada yer alan haberlerle ilgili basın toplantısı düzenleyen Çintimar, “Çok fazla tedbir alıyoruz ama yine de bu işle ilgili girişimlerin olduğunu tahmin ediyoruz ve bununla ilgili duyumlar alıyoruz. Sıfır tolerans politikasıyla devam etmeseydik, Rusya gibi olimpiyatlardan men edilen bir ülke olacaktık. Oysa biz olimpiyatlarda yarıştık.” diye konuştu.

“Dünya ve Avrupa şampiyonalarında sadece finale kalmak için değil, lider olmak için koşan bir ülkeyiz” diyen Çintimar, şöyle devam etti:

“Hiçbir sporcunun veya antrenörün buna leke sürmesine izin vermeyeceğiz. Bugünden itibaren, bugünü milat kabul ederek, bundan sonra dopinge bulaşan hangi sporcu olursa olsun, dönüş prosedürlerini de tamamlasa, Türk Milli Takımı’nda yeri olmayacak. Sadece sporcu değil, bundan sonra sporcusu dopingli çıkan hiçbir antrenör de milli takım kadrosunda, kampında yer alamayacak. Bunu bugün itibarıyla yürürlüğe sokuyoruz.”

Bundan önce doping nedeniyle ceza almış ancak dönüş prosedürünü tamamlayarak yarışmış sporcuların bu yeni uygulamaya dahil edilmeyeceğinin altını çizen Çintimar, “Bundan sonra disipline sevk edilen hiçbir sporcu aramızda yer alamayacak. Mahkeme kanalıyla geldiğinde de yine alternatifi olan sporcu değerlendirilecek. Güven vermediği için aramızda yer almasını doğru bulmuyoruz.” dedi.

Devşirme sporcular hakkında
Çintimar, devşirme sporculara yönelik getirilen eleştirilerle ilgili de şu değerlendirmede bulundu:

“Şu an yarışan devşirme sporcuların hepsi 4 yıl önce ülkemize getirilen sporcular. Bunların tamamı belli prosedürleri tamamlayarak ülkemize gelmiştir. Hatta aralarından 4’ü ülkemizde lisans çıkararak spora başladılar. Hiçbir devşirme sporcu, bugüne kadar federasyon ya da kulüp bütçesinden tek lira ödenerek alınmamıştır, bu sevindirici bir şeydir. Ülkemize daha önce gelen bir sporcunun, ülkemize gelip gittiğinde giydiği eşofmandan, harcırahından etkilenerek, buraya gelmek isteyen sporcular var. Kenya’daki ortamla buradaki ortam çok farklı. Genç sporcular ülkemize gelmek için çabalıyorlar. Bunların aralarından seçilerek 4 sporcu alınmış, bu alınanlar da yarışan ekip. Tamamının odalarında, evlerinde Türk bayrağı asılı. Bu onların benimsediği bir şey. Son Dünya Kros Şampiyonası’nda ABD adına Kenya doğumlu 4 sporcu yarıştı. Bizim de 4 Kenyalı sporcumuz vardı ama biz 3. olduk, ABD 8. oldu. İngiltere’nin 2 sporcusu Kenya, 2 sporcusu farklı orijinli, onların takımı da 10. oldu.”

İngiltere’nin, Sudan gibi ülkelerden sporcu alabildiğine dikkati çeken Çintimar, “Onlarınki devşirme sayılmıyor, bizimki devşirme sayılıyor. Avrupa Şampiyonası’nda 100 metre çıkışına baktığınız zaman içlerinde bir tek Ramil Guliyev beyaz tenli. Diğerlerinin hepsi esmer tenli. Bu sadece Türkiye’de değil İngiltere, Hollanda, Fransa hepsinde var. Bizim bunu benimsememiz gerekiyor. Bunlar bizim sporcumuzdur, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır.” diye konuştu.

“Bana sorsanız, tesislerden bütün isimleri kaldırırım”
TAF Başkanı, dopingden ceza alan Aslı Çakır Alptekin ve Nevin Yanıt’ın isimlerinin, bulundukları tesislerden neden kaldırılmadığı sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Aslı ile ilgili gerekçeli dosya 10 gün önce federasyonumuza intikal etti. Biz hemen aynı gün, salonun isminden ‘olimpiyat şampiyonu’ ibaresini kaldırdık. Bundan sonraki süreçte salonun adı Aslı Çakır Alptekin olarak kalacak. Nevin de Aslı da yarışıyor. Onları geriye dönük diskalifiye etme şansımız yok. Hem Nevin hem Aslı’nın daha önce yapmış olduğu derecelerden dolayı isimleri salonlara verildi. Yasal bir işlem gördüğü sürece şampiyonluklarının alınan bölümünün silinmesi doğaldır. İsmi ise kendi ismidir, değiştirmeye gerek görülmedi ama ilerleyen dönemlerde ne olur bilmiyorum. Bana sorsanız, böyle bir temiz sayfada bütün isimleri kaldırırım.” ifadelerinin kullandı.

Çintimar, Aslı Çakır Alptekin’in olimpiyat madalyasının iade edildiğini, Gamze’nin madalyasının ise resmi olarak istendiğini, o madalyanın da geri gönderileceğini sözlerine ekledi.

Aslı Çakır Alptekin’e ömür boyu men

22 Eylül 2017 Yazan admin

Milli atlet Aslı Çakır, doping nedeniyle, Türkiye Atletizm Federasyonu tarafından ömür boyu pistlerden men edildi.

2012 Londra Olimpiyatları’nda altın madalya kazanarak tarih yazan Aslı, 3. kez dopingden ceza alarak, bu kez, Türk atletizm tarihinde adı dopingle en çok anılan sporcu olarak tarihe geçti.

Londra Olimpiyatları’nın ardından biyolojik pasaportundaki anormal veriler nedeniyle, (ilki 2004 Dünya Şampiyonası’nda olmak üzere) ikinci kez doping yapmaktan 8 yıl pistlerden men edilen, Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesine (CAS) verdiği özel bilgiler dolayısıyla cezası 4 yıla indirilen ve bu sayede şubat ayında pistlere dönen milli atlet, bu kez ömür boyu men cezasından kaçamadı.

Türkiye Atletizm Federasyonu Başkanı Fatih Çintimar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Bu Aslı’nın başından bu yana gelen sürecinin bir sonucudur. Dopinge bulaşana asla ve asla geçit vermeyeceğiz. Bunu herkes böyle bilsin.” dedi.

“Elvan’ın doping testinde yanlışlıklar var!”

31 Mart 2017 Yazan admin

Avrupa Atletizm Birliği Konseyi ve Türkiye Atletizm Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Salih Münir Yaraş, Milli atlet Elvan Abeylegesse’ye verilen doping cezasının haksız olduğunu, yapılan testin de büyük sorunlar içerdiğini ifade etti.

Avrupa Atletizm Birliği Konseyi ve Türkiye Atletizm Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Salih Münir Yaraş, Uluslararası Atletizm Federasyonu (IAAF) tarafından resmi internet sitesinde yayımlanan ve 3 milli atletin yer aldığı cezalı atletler listesine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Cezalı atletlerden Elvan’ın, konuya ilişkin davasının halen sürdüğünü ifade eden Yaraş, “3-4 yıllık bir olayı temcit pilavı gibi sürekli yeniden gündeme getiriyorlar. Dava sürerken yaptıkları bu açıklama çok yanlış; ayrıca Elvan’ın bu konuda Türkiye Atletizm Federasyonu tarafından verilmiş 2 yıllık cezası da bulunuyor. Bir sporcuya birden fazla ceza vermek hukuk dışı.” diyerek IAAF’ı kınadı.

.”Milli atlet Elvan Abeylegesse’nin, Osaka’daki 2007 Dünya Atletizm Şampiyonası’nda doping numunesi alındı. Alınan bu numune 8 yıl sonra tekrardan açılarak test edildi ve sporcumuzun yasaklı madde kullandığına ilişkin bize bildirimde bulunuldu. Biz de bu numunelerin 8 senedir nasıl şartlar altında saklandığınına ilişkin bilgileri almak üzere istekte bulunduk; gerekli yerlere başvurumuzu yaptık ve ücretlerini yatırdık. Bu tip testlerin konusunda uzman ve birçok ülkede akreditasyon sahibi Hollandalı bir yetkiliyle çalışma yürüttük. Kendisi, yapılan testte tam 8 adet ihlalin olduğunu bize iletti. Nedir bu ihlaller; numuenin korunması, numunenin taşınması, numunenin içinde bulunduğu öne sürülen maddeyle; bahsedilen diğer maddelerin bir arada bulunmaması ve en önemlisi de ikinci testi yapan labratuvarın bu testi yapacak yetkisinin olmaması… Biz bu 8 maddeyi bir araya getirerek CAS’a değil, direkt Monako’daki yetkili mahkemeye gittik. IAFF, bu dava başladığında ilk olarak dosyayı tekrar inceleyeceğini ifade etti ancak sonradan, “Sizin bu davaya bakmaya yetkiniz ve hakkınız yok” diyerek itiraz etmeye başladı. 1 yılı aşkın süredir devam eden davamız, bildiğimiz kadarıyla ceza ve tazminat davasına döndü. Çünkü Elvan, tam 1 sene 7 aydır mücadele edemiyor. Davamızda itiraz ettiğimiz bir başka konu ise şu; Türkiye Atletizm Federasyonu ceza kurulu çok tecrübeli bir kurul değil. Bu tip bir olay ilk kez başlarına geliyor. IAAF ise, henüz dosya inceleme sürecindeyken ceza kuruluna “Elinizi çabuk tutun, ceza vermezseniz size karşı yaptırımda bulunuruz” mealinde bir baskı mektubu gönderiyor. Bu olay da dava dosyamızda yer alan en önemli dayanaklarımızdan birisi.

“Bir suça iki ceza olmaz”

“Genel olarak henüz dava devam ederken, IAAF’ın periyodik olarak yayınladığı bir bültende bu konuyu açıklamasını çok yanlış buluyorum ve kınıyorum.

Öte yandan zaten iddia edilen bu suç nedeniyle Türkiye Atletizm Federasyonu Elvan’a 2015’ten – 2017 Eylül ayına kadar bir ceza verdi. Cezanın bitmesine 4 ay kala bu kez de 2008 – 2009 yıllarındaki derecelerine disklalifikasyon uygulansın, yani ipal edilsin diyorlar. Bu da tek bir vakaya iki ceza demek olur. Ayrıca Elvan 2008 yılında pek çok kez doping kontrolüne girdi ve hepsinden temiz sonuç aldı. Olimpiyatlarda vermiş olduğu numune, diğer ülke sporcularının aksine iki kez kontrol edildi ve yine sonuçlarda bir bulguya rastlanmadı. Dolayısıyla Elvan’ın zaten doping kullanmadığı belirlemiş bir dönem için dereceleri iptal ediliyor. Bir sporcuya aynı konudan iki kez ceza verilmeye çalışılıyor ki bu da hukuka aykırı.”

“Elvan çalışmlarını sürdürüyor”

“Elvan şu anda dünyanın en iyi derecelerini koşabilecek seviyede idman yapıyor. Hatta Dünya Şampiyonası’na katılabilmek adına hukuki bütün yolları deniyor. Daha dün 32 km’lik çok iyi bir idman gerçekleştirdi. Biz yapılan bu hataların bir an önce düzeltilmesini istiyoruz. Ne olursa olsun, Elvan’ın yarışması engellenemeyecek.”

“Anlamsız bir düşmanlık”

“24 kişilik takımla organizasyona gidiyoruz 18 kişi testten geçiyor. Devamlı olarak bizim sporcularımızı takip ediyorlar.

Geçen hafta pazar günü düzenlenen Dünya Kros Şampiyonası’nda Türkiye tarihinde ilk defa madalya aldık. Avrupa Atletizm birliğinin sayfasına girin bakın Türkiye’ye ilişkin tek bir satır yazı var mı? Sporcularımızın kökeninin “Kenya” olmasından sürekli bahsediliyor. Amerika Erkek Milli takımının 6 sporcusu da Kenya kökenli ve henüz 8 ay önce Amerikan vatandaşlığı almışlar kimse bundan bahsetmiyor. Üst üste iki kez olimpiyat şampiyonu olan Mohammed Farah’a “Mo Farah” diyorlar. Neden isminin tamamını söylemiyorlar. Büyük Britanya, tüm ülkelerden sporcu alabiliyor da biz alınca mı sorun oluyor? Sporcular, sanatçılar, bilim adamları, müzisyenler kendilerini nerede iyi ifade ediyorsa oraya giderler. Bu sporcular da Türkiye’de kendileri ifade ediyorlar ve bu ülkenin imkanlarıyla yarışlarda boy gösteriyorlar. Diğer ülkeler kendi yabancı kökenli sporcuları derece aldığında bunu normal karşılıyorlar ancak bizim sporcularımız derece aldığında ise büyük bir düşmanlık ve hasetle tepki gösteriyorlar.

“Ülkemizi karalıyorlar”

“IAAF, bir buçuk ay önce yapılan toplantıda, Türkiye’nin dopingle mücadelede sıfır tolerans politikasını uygulayış biçiminden dolayı teşekkür etti, WADA da keza öyle… Ancak ne hikmetse bugün sanki yeni bir olaymış gibi 3-4 yıllık bi konuyu yeniden ortaya sürerek adeta adımızı dopingçiye çıkarıyorlar. Sayın Bakan WADA’nın yönetim kuruluna seçildi. Türkiye olarak doping konusunda bu kadar çetin ve yoğun bir mücadele verirken, ülkemizin halen karalanmasını esefle kınıyorum.”

Designed edit www.hostcu.com.