22 Nisan 2009 için Arşiv
Pınar Saka: Amerika’da Sporcu Olmak
22 Nisan 2009 Yazan adminOrjinal yazıdan ALıntı yapılmıştır….
Amerika’da eğitimini sürdüren bir atletizm sporcusu olarak aldığım kararların sebepleri, bu süreçteki deneyimlerim, geldikten sonra yaşadıklarım ve hala yaşamakta olduklarımı paylaşmanın bu ülkede spor bursu almak isteyen farklı branştan sporculara fikir vereceğini düşünüyorum.
Spor Yapmak ve Sporcu Olmak
Aktif sporcu olmak amaç olarak değil, araç olarak da kullanılabilir. Spor bir yaşam biçimidir, hepimizin hayatında olması gerekir, ancak sporcu olmak sadece çok spor yapmak değildir. Spora olan sevgi ve ilgimizin yanında kişisel gelişimimize katkı yaptığı sürece bir anlam teşkil eder. Ben Beden Eğitim Öğretmenliği’ni tercih etmedim. Çünkü sporculuğun hiçbir zaman tek amaç olduğu veya tek çıkar yol olduğu bir hayat tarzına inanmadım. Hayatı 400 metrelik pistten ibaret görmedim. İleride bu günlerimi tatlı bir anı olarak hatırlamayı, yaşamımın bir parçası haline getirmeyi tercih ettiğim için uluslararası işletme ve yöneticilik okumak istedim. Amerika’ya gelmemin İngilizce’me olan etkisi de tartışılmaz. İleride rekabetçi iş kollarında katkısı olacağını düşünüyorum. Pekçok atletin sevdikleri için beden eğitimi bölümü okuduklarına inanıyorum ama farklı sebeplerden giren veya girmek zorunda olduğuna inanan atletlerimizin de olduğunu biliyorum.
Bazılarımız her zaman bu seviyede spor yapabileceklerini, sporculuk kariyerlerinin hiç bitmeyeceğini ve hatta antrenmanlara yönelip okula devamsızlık fırsatı elde ettikleri için bu bölüme yöneliyor. Bu da sporcuların zihinsel ve fiziksel potansiyellerini bütünleştirmek yerine ulaşabilecekleri noktaların altında kaldıkları izlenimini veriyor. Bu sporun temel mantığı olan “Yapabileceğinin en iyisini yapmak” ilkesine de aykırı. Bu ilkeyi düstur edinmenin hayat için de benimsememiz gereken bir kural olduğunu düşünüyorum, sporun da en büyük öğretisi ve getirisi zaten bu olmalı.
Çok Kültürlü Hayat
Tüm bu anlattıklarımın yanında pek çok konuda ufkumun genişlediğini düşünüyorum. Değişik ülkelerden, kültürlerden edindiğim dostluklar, onlardan öğrendiklerim, onlara kattıklarım, paylaştıklarımız muhakkak ki aldığımız formasyonda önemli rol oynuyor. Olimpiyatları seyrederken de bu sene 100 metre engellide arkadaşım Priscilla Lopes’un aldığı üçüncülüğe neredeyse onun kadar sevinmem, 2006 Dünya Salon Şampiyonası’nda bir başka arkadaşım Dmitrijs Milkevics’in 800 metrede elde ettiği dördüncülüğe tıpkı Halil Akkaş’ın elde ettiği derece kadar sevinmem burada paylaştığımız güzel dostlukların sonucu. Edindiğim bu dostlukların hayat boyu her zaman yardımcı olacağını hissediyorum,şimdiden büyük kazanımlarım oldu.
Yaşamıma Katkıları
Bir sporcu olarak tüm bunlara ekleyebileceğim bir konu daha varsa o da sporun futboldan ibaret olmadığı bir ülkede sporcu-öğrenci olmanın ayrı bir güzellik olduğu. Başarılarınızla beraber sizinle röportaj yapmak için arayan yerel gazeteler, magazinler, fotoğraf çekimi için randevu almak isteyenler size küçük çaplı da olsa yaldızlı bir dünya yaşatıyor. Dersinize giderken herhangi bir öğrencinin “Tebrikler, çok güzel koşuydu” ya da “Seninle gurur duyduk, umarız başka rekorlar da kırarsın” şeklindeki yaklaşımları da insana ister istemez bir motivasyon sağlıyor ve günlük hayatınıza farklı bir renk katıyor.
Yaşadığınız şehrin en önemli yerel gazetesinin ilk sayfasında tam boy sergileniyor olmak insana kendini özel hissettiriyor. Hatta bu haberi okuyup okulla iletişime geçen Türk ailelerin bana ulaşıp ne kadar gurur duyduklarını söylemeleri doğru işi yaptığım konusunda beni bir kez daha ikna ediyor.
Kısacası, yapabileceğimiz çok şey var iken azla yetinmek ileride pişman olmamıza yol açabilir. Elinden geldiğinin en iyisini yapmak, geriye bakmadan içiniz ferah birşekilde planlar yapmakta büyük kolaylıklar sağlayacaktır. Özellikle 15-16 civarında atletler İngilizce öğrenip TOEFL ve SAT geçebilecek seviyelere gelirlerse Amerika’da pek çok kapı onlara açılır. Onları burada temsil eden biri olarak, burs konusunda her türlü yardımı yapabileceğimi de dipnot olarak belirtmek isterim. Türk sporunun ve atletizminin ihtiyacı birey ve kurumların birbirine destek olmasıdır.
Pınar Saka(en sağda) 4*400 Türkiye Rekortmeni Kırdığı Arkadaşları ile (Soldan Sağa: Birsen Engin, Özge Gürler, Meliz Redif)
Not : Yazının tamamı ropörtajı yapan kişinin isteği üzerine kaldırılmıştır.
Popularity: 1% [?]
Atletizm’de rekor yılı!
22 Nisan 2009 Yazan adminBüyükler kategorisinde, ABD’de öğrenimini sürdüren Pınar Saka, antrenörü Öznur Dursun’a ait 400 metre salon Türkiye rekorunu ocak ve şubat aylarında ABD’de yapılan salon şampiyonalarında önce 53.36, daha sonra da 53.04 saniyeyle geliştirdi.
Atina’da yapılan Balkon Salon Şampiyonası’nda Yeliz Kurt, 800 metrede 2.03.87 ile Türkiye rekorunu kırarak 2. oldu.
İzzet Safer, 17 ve 24 Ocak tarihlerinde Almanya’da yapılan özel yarışlarda salonda 200 metrede 22.61 ile kendisine ait rekoru önce 22.18, sonra da 21.97 saniyeyle 1 hafta arayla 2 kez yeniledi.
Avusturya’da 3 Şubat’ta yapılan salon yarışmasında Serdar Tamaç, 2008’de Balkan Salon Şampiyonası’nda 47.73 ile kırdığı 400 metre salon Türkiye rekorunu 47.70 saniyeyle geliştirdi. Aynı şampiyonada Çağlar Kahramanoğlu, 60 metre engellide, 1991 yılında Ruhan İşim tarafından kırılan ve 2006’da kendisinin 8.02 ile yinelediği rekoru 8.01 saniyeyle kırdı.
Trabzon’da yapılan Uluslararası 24 Şubat Yarı Maratonu’nda Bahar Doğan, 1.10.02 ile Serap Aktaş’a ait Türkiye rekorunu geliştirdi.
İtalya’nın Torino kentinde 6-8 Mart tarihleri arasında yapılan Avrupa Salon Şampiyonası’nda 3 bin metrede 1. olarak bir ilki gerçekleştiren Alemitu Bekele Degfa, 8:46.50 ile aynı zamanda Türkiye rekoru kırdı. Aynı şampiyonada bayanlar 4×400 metre bayrakta milli takım, 3:37.37 ile Selim Bayrak da 3 bin metrede 7:45.49 ile Türkiye rekorlarına ulaştılar.
Antalya’da 8 Mart’ta yapılan Uluslararası Öger Antalya (RUNTALYA) Maratonu’nda 10 kilometrede Bekir Karayel, 29:30.00 ile Türkiye rekorunu kırdı.
-GENÇLERDEKİ REKORLAR-
Özge Kurteş, İzmir’de 29 Ocak’ta yapılan Gençler ve Büyükler Salon Türkiye Şampiyonası’nın ilk günündei bayanlar sırıkla yüksek atlamada 3.30 metreyle Türkiye rekorunu kırarken, aynı şampiyonada erkekler 3 adım atlamada 15.28 metreyle Aşkın Karaca Türkiye rekoruna ulaştı.
17 Ocak’ta İzmir’deki salon deneme yarışmasında genç erkekler 60 metrede Mustafa Yıldız, 6.84 saniyeyle Türkiye rekorunu geliştirdi.
İzmir’de 29 Ocak’ta yapılan Gençler ve Büyükler Salon Türkiye Şampiyonası’nda Batuhan Buğra Eruygun, 8.08 saniyeyle Türkiye rekorunu kırdı.
Aynı şampiyonada erkekler gülle atmada Volkan Karakaş, 17.27 metrelik atışıyla Gençler Türkiye rekorunu geliştirdi.
Ali Ekber Kayaş, Almanya’nın Baden eyaletinde yapılan salon yarışmasında, 200 metrede 23 yaş altı salon Türkiye rekorunu kırdı.
İspanya’nın Tenerife kentinde 14-15 Mart’ta yapılan Avrupa Atmalar Kış Kupası’nda Fatih Avan, 74.82’lik dereceyle erkekler cirit atmada 23 yaş altı Türkiye rekoru kırarak Avrupa üçüncüsü oldu.
-YILDIZLAR KATEGORİSİ-
İzmir’de yapılan 2008-2009 kış sezonu il salon deneme yarışmalarında Ekin Kılıç, bayanlar sırıkla yüksek atlamada 3.20 metreyle kendisine ait olan rekoru 3.21’e, yine aynı yarışmada Emre Güleryüz, yine sırıkla yüksek atlamada erkeklerde 4.35 metreyle kendisine ait olan Türkiye rekorunu 4.41 metreye çıkardı.
Esengül Gökdemir, 17 Ocak’ta Ankara’da yapılan il salon deneme yarışmasında, bayanlar 60 metre engellide 8.79 saniyeyle Türkiye rekorunu kırdı. 15 Şubat’ta İzmir’de yapılan Yıldızlar Salon Türkiye Şampiyonası’nda 60 metre engellide Esengül Gökdemir’in 8.79 ile kırdığı rekoru Pınar Aday, 8.62 saniyeye indirdi.
Avusturya’nın başkenti Viyana’da 3 Şubat’ta yapılan özel salon yarışmalarında Hande Yazıcıoğlu, bayanlar 800 ve 1500 metrelerde Salon Türkiye rekorlarını kırdı.
Pınar Aday, 14-15 Mart’ta İzmir’de yapılan Yıldızlar Salon Türkiye Şampiyonası’nda bayanlar uzun atlamada 5.87 metre atlayarak, Nuray Başın’ın 2001’de 5.83 metreyle kırdığı Türkiye rekorunu yeniledi.
Ankara’da 11-12 Nisan’da yapılan sırıkla yüksek atlama yıldız kızlar pist açılış yarışması, çekişmeli ve rekorların kırıldığı bir organizasyon oldu. Daha önce 3.35 metreyle 2008’de kırılan ve Özge Kurteş’e ait olan rekoru, 3.36 metreyle Seda Fırtına ilk atlayışında geçti. Buse Arıkazan ise 2. atlayışında 3.36 metrede başarılı oldu. Daha sonra 2 sporcu da 3.45 ile yeni rekor denemesi yaptı. 3. atlayışta Seda Fırtına faul yaparken, Buse Arıkazan, 3.50 metreyle yeni bir rekor kırdı. Arıkazan, 3.55 metreyle yeni bir rekor denemesinde bulundu, ancak bunda başarılı olamadı.
Kusura bakma hocam rekorunu kırdım
Rekorunu kaybettiği için üzüldüğünü, sporcusunun bu rekorunu kırdığı için mutlu olduğunu söyleyen Öznur Dursun ise Saka ile büyük gurur duyduğunu ifade etti.
Popularity: 1% [?]





.jpg)


.jpg)

