Atletizm.org

“Elvan’ın doping testinde yanlışlıklar var!”

31 Mart 2017 Yazan admin

Avrupa Atletizm Birliği Konseyi ve Türkiye Atletizm Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Salih Münir Yaraş, Milli atlet Elvan Abeylegesse’ye verilen doping cezasının haksız olduğunu, yapılan testin de büyük sorunlar içerdiğini ifade etti.

Avrupa Atletizm Birliği Konseyi ve Türkiye Atletizm Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Salih Münir Yaraş, Uluslararası Atletizm Federasyonu (IAAF) tarafından resmi internet sitesinde yayımlanan ve 3 milli atletin yer aldığı cezalı atletler listesine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Cezalı atletlerden Elvan’ın, konuya ilişkin davasının halen sürdüğünü ifade eden Yaraş, “3-4 yıllık bir olayı temcit pilavı gibi sürekli yeniden gündeme getiriyorlar. Dava sürerken yaptıkları bu açıklama çok yanlış; ayrıca Elvan’ın bu konuda Türkiye Atletizm Federasyonu tarafından verilmiş 2 yıllık cezası da bulunuyor. Bir sporcuya birden fazla ceza vermek hukuk dışı.” diyerek IAAF’ı kınadı.

.”Milli atlet Elvan Abeylegesse’nin, Osaka’daki 2007 Dünya Atletizm Şampiyonası’nda doping numunesi alındı. Alınan bu numune 8 yıl sonra tekrardan açılarak test edildi ve sporcumuzun yasaklı madde kullandığına ilişkin bize bildirimde bulunuldu. Biz de bu numunelerin 8 senedir nasıl şartlar altında saklandığınına ilişkin bilgileri almak üzere istekte bulunduk; gerekli yerlere başvurumuzu yaptık ve ücretlerini yatırdık. Bu tip testlerin konusunda uzman ve birçok ülkede akreditasyon sahibi Hollandalı bir yetkiliyle çalışma yürüttük. Kendisi, yapılan testte tam 8 adet ihlalin olduğunu bize iletti. Nedir bu ihlaller; numuenin korunması, numunenin taşınması, numunenin içinde bulunduğu öne sürülen maddeyle; bahsedilen diğer maddelerin bir arada bulunmaması ve en önemlisi de ikinci testi yapan labratuvarın bu testi yapacak yetkisinin olmaması… Biz bu 8 maddeyi bir araya getirerek CAS’a değil, direkt Monako’daki yetkili mahkemeye gittik. IAFF, bu dava başladığında ilk olarak dosyayı tekrar inceleyeceğini ifade etti ancak sonradan, “Sizin bu davaya bakmaya yetkiniz ve hakkınız yok” diyerek itiraz etmeye başladı. 1 yılı aşkın süredir devam eden davamız, bildiğimiz kadarıyla ceza ve tazminat davasına döndü. Çünkü Elvan, tam 1 sene 7 aydır mücadele edemiyor. Davamızda itiraz ettiğimiz bir başka konu ise şu; Türkiye Atletizm Federasyonu ceza kurulu çok tecrübeli bir kurul değil. Bu tip bir olay ilk kez başlarına geliyor. IAAF ise, henüz dosya inceleme sürecindeyken ceza kuruluna “Elinizi çabuk tutun, ceza vermezseniz size karşı yaptırımda bulunuruz” mealinde bir baskı mektubu gönderiyor. Bu olay da dava dosyamızda yer alan en önemli dayanaklarımızdan birisi.

“Bir suça iki ceza olmaz”

“Genel olarak henüz dava devam ederken, IAAF’ın periyodik olarak yayınladığı bir bültende bu konuyu açıklamasını çok yanlış buluyorum ve kınıyorum.

Öte yandan zaten iddia edilen bu suç nedeniyle Türkiye Atletizm Federasyonu Elvan’a 2015’ten – 2017 Eylül ayına kadar bir ceza verdi. Cezanın bitmesine 4 ay kala bu kez de 2008 – 2009 yıllarındaki derecelerine disklalifikasyon uygulansın, yani ipal edilsin diyorlar. Bu da tek bir vakaya iki ceza demek olur. Ayrıca Elvan 2008 yılında pek çok kez doping kontrolüne girdi ve hepsinden temiz sonuç aldı. Olimpiyatlarda vermiş olduğu numune, diğer ülke sporcularının aksine iki kez kontrol edildi ve yine sonuçlarda bir bulguya rastlanmadı. Dolayısıyla Elvan’ın zaten doping kullanmadığı belirlemiş bir dönem için dereceleri iptal ediliyor. Bir sporcuya aynı konudan iki kez ceza verilmeye çalışılıyor ki bu da hukuka aykırı.”

“Elvan çalışmlarını sürdürüyor”

“Elvan şu anda dünyanın en iyi derecelerini koşabilecek seviyede idman yapıyor. Hatta Dünya Şampiyonası’na katılabilmek adına hukuki bütün yolları deniyor. Daha dün 32 km’lik çok iyi bir idman gerçekleştirdi. Biz yapılan bu hataların bir an önce düzeltilmesini istiyoruz. Ne olursa olsun, Elvan’ın yarışması engellenemeyecek.”

“Anlamsız bir düşmanlık”

“24 kişilik takımla organizasyona gidiyoruz 18 kişi testten geçiyor. Devamlı olarak bizim sporcularımızı takip ediyorlar.

Geçen hafta pazar günü düzenlenen Dünya Kros Şampiyonası’nda Türkiye tarihinde ilk defa madalya aldık. Avrupa Atletizm birliğinin sayfasına girin bakın Türkiye’ye ilişkin tek bir satır yazı var mı? Sporcularımızın kökeninin “Kenya” olmasından sürekli bahsediliyor. Amerika Erkek Milli takımının 6 sporcusu da Kenya kökenli ve henüz 8 ay önce Amerikan vatandaşlığı almışlar kimse bundan bahsetmiyor. Üst üste iki kez olimpiyat şampiyonu olan Mohammed Farah’a “Mo Farah” diyorlar. Neden isminin tamamını söylemiyorlar. Büyük Britanya, tüm ülkelerden sporcu alabiliyor da biz alınca mı sorun oluyor? Sporcular, sanatçılar, bilim adamları, müzisyenler kendilerini nerede iyi ifade ediyorsa oraya giderler. Bu sporcular da Türkiye’de kendileri ifade ediyorlar ve bu ülkenin imkanlarıyla yarışlarda boy gösteriyorlar. Diğer ülkeler kendi yabancı kökenli sporcuları derece aldığında bunu normal karşılıyorlar ancak bizim sporcularımız derece aldığında ise büyük bir düşmanlık ve hasetle tepki gösteriyorlar.

“Ülkemizi karalıyorlar”

“IAAF, bir buçuk ay önce yapılan toplantıda, Türkiye’nin dopingle mücadelede sıfır tolerans politikasını uygulayış biçiminden dolayı teşekkür etti, WADA da keza öyle… Ancak ne hikmetse bugün sanki yeni bir olaymış gibi 3-4 yıllık bi konuyu yeniden ortaya sürerek adeta adımızı dopingçiye çıkarıyorlar. Sayın Bakan WADA’nın yönetim kuruluna seçildi. Türkiye olarak doping konusunda bu kadar çetin ve yoğun bir mücadele verirken, ülkemizin halen karalanmasını esefle kınıyorum.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Designed edit www.hostcu.com.